netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama

14 Temmuz 2017 Cuma

kasten yaralama sonucu ölüm

  *Sanığın, olay günü tartıştığı ölene yumruk atıp cebinden çıkardığı kontrol kalemi ile sol kaşının üstüne doğru vurup basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek biçimde onu yaraladığı, kendisinde kronik kalp damar hastalığı mevcut bulunan Y. N.’nun bu olayın meydana getirdiği efor ve stresin tesiri ile fenalaşıp hastaneye kaldırıldığı, gelişen kalp durması ve beynin oksijensiz kalması sonucu olaydan otuz beş gün sonra hastanede vefat ettiği olayda, sanığın eyleminin TCK'nun 86/2. maddesi kapsamında kalan kasten yaralama olduğunda kuşku bulunmamakta olup bu nedenle de eyleminin TCK’nun 87/4. maddesine uyduğunu kabule kanunen imkan bulunmamaktadır.
Sanık öldürme kastı ile hareket etmemiş, ancak kendisinden on dokuz yaş büyük olan 61 yaşındaki öleni itekleyerek baş bölgesine yumruk atıp, kontrol kalemi ile şiddetli biçimde vurarak yaralamak suretiyle kalp krizi geçirebileceğini öngörmüş, fakat neticeyi yani ölümü arzulamamıştır. Bu nedenle sanığın eyleminin taksirle ölüme neden olmak suçunu oluşturduğunu kabul eden yerel mahkeme direnme hükmünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. CGK. 10/5/2016 gün, 2014/12-218 Esas, 2016/256 Karar,

Yaralamada kullanılan silahın niteliği ve yara bölgelerinin niteliği dikkate alındığında sanık eyleminin kasten öldürme yönünden değerlendirilmesi,

  *Yaralamada kullanılan silahın niteliği ve yara bölgelerinin niteliği dikkate alındığında sanık eyleminin kasten öldürme yönünden değerlendirilmesi,

Av tüfeği ile yakın mesafeden bacağa yönelik yapılan atışlarda, toplu saçma girişi ile geniş doku ve kemik defekti (eksikliği, kaybı) yanında ana damar ve sinir paketinin tamamen parçalanıp ani ve bol miktarda kan kaybı sonucu kısa sürede ölümün meydana geldiğinin bilinen bir durum olması nedeniyle, somut olayda kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış mesafesi ve meydana gelen yaranın niteliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve bu nedenle kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan hüküm kurulması, 1.CD. 30/5/2016 gün, 2015/4372 Esas, 2016/2767 Karar, 

Sanık eyleminin kasten öldürme olarak değerlendirilmesi

    *Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; arkadaş olan sanık ile maktulün olay günü buluşarak gündüz saatlerinde alkol almaya başladıkları, akşam gittikleri mekanda aralarında husumet bulunan mağdur Gökhan ve arkadaşı Alpay ile karşılaştıkları, aralarında tartışma çıktığı, bunun üzerine maktul ve sanığın dışarıya çıktıkları, Gökhan ve Alpay'ın da çıkmasıyla tartışmanın devam ettiği, Gökhan'ın sanığa ait aracı tekmelediği, sanığın araçtan av tüfeği çıkarıp Gökhan'ın üzerine yürüyüp havaya ateş ettiği, bilahare tüfeği araca koyduğu bu arada maktul ile Gökhan birbirlerine yakın bir konumda bulundukları sırada, sanığın aracı  biraz ileriden döndürdükten sonra hızla üzerlerine gelmeye başladığı, aracı farkeden mağdur Gökhan'ın kenara kaçtığı ancak aynı dikkat ve refleksi gösteremeyen maktulün kaçamadığı, aracın çarpması ile yere düştüğü, sanığın çarpmadan sonra durmadan olay yerinden ayrıldığı, hastaneye kaldırılan maktulün olay gecesi hastaneden taburcu edildiği, geceyi evinde geçirmesine rağmen durumunun kötüye gittiği, ertesi gün yeniden hastaneye yatırılıp 14 gün sonra hayatını kaybettiği  anlaşılan olayda,
ba)- Maktul İsmail'e yönelik eylem yönünden, sanığın hedef aldığı anlaşılan Gökhan ile çok yakın bir konumda duran maktule araçla çarpacağı muhtemel olmaktan öte mutlak bir netice olduğu gibi, eylemde kullandığı aracın niteliği, hızlanmak için bir miktar uzaklaşması, çarpma şiddeti ve hızı dikkate alındığında eylemi ile ortaya çıkan kastın öldürmeye yönelik olduğu gözetilerek TCK'nun 81. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine, oluşa uygun düşmeyen gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sonucu kasten yaralama  sonucu ölüme neden olma suçundan hüküm kurulması,
bb)- Mağdur Gökhan'a yönelik eylem yönünden ise, sanığın arabayla belli bir hıza ulaşarak çarpmaya çalıştığı mağdura yönelik eyleminde de elverişli araç, aradaki husumet, olay öncesinde yaşanan tartışma, ulaştığı sürat, ve aynı anda çarpılan maktulün ölmüş olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdur Gökhan'a yönelik olarak da öldürme kastı ile hareket ettiği ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini, 1.CD. 6/10/2016 gün, 2015/4619 Esas, 2016/3507 Karar,
  

Tedaviyi reddeden maktulün iki gün sonrasında ölmesi nedeniyle illiyet bağının kesilmesi,

3.CD. 12/10/2016 gün, 2016/989 Esas, 2016/17377 Karar
***Tedaviyi reddeden maktulün iki gün sonrasında ölmesi nedeniyle illiyet bağının kesilmesi,
“…Dosya kapsamına göre, akıl sağlığı yerinde olmayan maktulün 30/10/2013 günü sanığa hakaret etmesi sonucu, sanığın maktülü  darp ederek yere düşürdüğü, akabinde; sanığın yerde yatmakta olan maktule tekmeler attığı, aldığı darbeler üzerine 01/11/2013 günü Aydın Devlet Hastanesine müracaat ettiği, taburcu olmasının ardından 03/11/2013 günü fenalaşarak hayatını kaybettiği, Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu'nun 25/12/2013 gün ve 5156 sayılı raporuna göre "maktülün ölümünün künt göğüs travmasına bağlı kot kırıkları ile birlikte akciğer laserasyonuna bağlı iç kanama sonucu meydana geldiği, maktulün 30.10.2013 tarihinde meydana gelen yaralanması ile 03.11.2013 tarihinde meydana gelen ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu" şeklinde mütalaa verildiği, ancak aynı kurulun 07/05/2014 tarih ve 2125 sayılı raporuna göre "kişinin 01.11.2013 tarihinde saat 11:45'te Aydın Atatürk Devlet Hastanesinde müracaat ettiği, Acil Servis'te muayene edildiği, göğüs cerrahisi bölümünden konsültasyon istendiği, muayenesinde solunum seslerinin sol tarafta dinlemekle azaldığı, çekilen grafilerinde kapalı kot kırığı, yumuşak doku bozuklukları ve hemotoraks teşhisi konulduğu, önerilen tıbbi tedaviyi reddeden şahsın aynı gün saat 15:00 gibi kendi isteği ile tedaviyi istemediği için taburcu edildiğinin kayıtlı olduğu, otopsisinde tespit edilen travmatik değişimlerin lokalizasyonları, özellikleri ve ağrılıkları itibariyle kişinin önerilen tıbbi tedaviyi kabul etmesi halinde kurtulma ihtimalinin bulunduğunun"  mütalaa  edilmesi  karşısında,  sanığın  eylemi ile maktülün ölümü arasında illiyet bağının kesintiye uğraması nedeniyle mahkemenin sanığı kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan  TCK'nin 87/4. maddesi  uyarınca  cezalandırılması  gerektiğine  ilişkin  bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir…”
    

Adli tıptan rapor alınması,

*Sanığın, olay günü tartıştığı 81 yaşındaki maktulün kendisine hakaret edip elindeki baston ile vurması üzerine, maktulün elinden aldığı bastonla maktulün sırt ve baş bölgesine birkaç kez vurduğu, maktulün künt kafa travmasıyla oluşabilir nitelikte beyin kanaması sonucu öldüğü anlaşılan olayda; maktulde oluşan yaraların niteliği hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. CGK. 15/11/2016 gün, 2016/1-932 Esas 2016/426 Karar, 

*Sanığın eyleminin kasten yaralamaya yönelik olması nedeniyle TCK m. 87/4 fıkrasından sorumlu tutulması,

1.CD. 8/3/2017 gün, 2016/481 Esas, 2017/724 Karar
***Sanığın eyleminin kasten yaralamaya yönelik olması nedeniyle TCK m. 87/4 fıkrasından sorumlu tutulması,

“…Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ile maktul arasında çıkan kavga sırasında, sanığın bıçakla maktulün sol kasık bölgesine bir kez vurup eylemine devam etmesine herhangi bir engel bulunmamasına rağmen olay yerinden kaçtığı, maktulün sol femoral ven ve arter yaralanmasından gelişen kanama sonucu öldüğü anlaşılan olayda; eyleme bağlı kastın yaralamaya yönelik olduğu ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan TCK’nun 87/4. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,…”

Adli tıp raporu ile yaralanmanın nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesi,

1.CD. 25/1/2017 gün, 2016/5550 Esas, 2017/117 Karar
Adli tıp raporu ile yaralanmanın nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesi,
“…A-) Otopsi sırasında maktulün cesedi üzerinde tespit ve tarif edilen yaraların niteliği, bir ya da birden fazla eylemle oluşup oluşmayacağı, oluşan yaraların tıbbi müdahale, darp ya da yere düşmekle meydana gelip gelemeyeceği hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor alınmasından sonra, sanıkların hukuki durumlarının tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
B-) Olaya ilişikin dosya içerisinde bulunan görüntü CD.sinin teknik olarak iyileştirilmek suretiyle uzman bilirkişilerce çözümünün yaptırılıp duruşmada da görüntülerin mahkeme heyetince değerlendirilmesinden sonra olaya tanık olduğunu söyleyen tanıklar S. A., B. B. ve maktulün oğlu olan katılan U.Y.'ın beyanlarının denetime imkan sağlayacak şekilde tartışılmaksızın yazılı şekilde hükümler kurulması,…”

* Olay günü, sanıklar F., V. ve M.'nın maktül O.'ı hürriyetinden yoksun kıldıktan sonra Sincan Ulubatlı Hasan mahallesindeki Çarşamba pazarına götürdükleri, burada maktülü araçtan indirdikleri ve sanık F.'in üzerinde taşıdığı silah ile maktule etkili mesafeden 3 el ateş etmesi sonucu maktülün sağ ve sol uyluk kısımlarına isabet eden 2 ateşli silah mermi çekirdeği nedeniyle yaralandığı, sanık F.'in diğer sanıklara "bunu hastaneye götürün” diyerek olay yerinden uzaklaştığı, diğer sanıklar V. ve M.'nın da, maktülü Sincan Devlet Hastanesi acil servisine götürdükleri, maktülün 08/10/2013 günü  saat:15:30 sıralarında tedavi görmekte olduğu Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde vefat ettiği anlaşılan olayda, 

Sanık hakkında yalnız kasten yaralama suçundan kamu davası açılması halinde ayrıca kasten öldürme suçundan kamu davası açılmadıkça cezalandırılması yönünde hüküm kurulamaz.

1.CD. 20/2/2017 gün, 2015/4845 Esas, 2017/481 Karar
Sanık hakkında yalnız kasten yaralama suçundan kamu davası açılması halinde ayrıca kasten öldürme suçundan kamu davası açılmadıkça cezalandırılması yönünde hüküm kurulamaz.

“…Sanık hakkında; mağdur Y. Ç.'ı nitelikli yaralama suçundan kamu davası açılmış ise de; CMK.nun 170. maddesine aykırı olarak davaya devam ile mağdurun ölümüyle neticelenen olay dolayısıyla ayrıca iddianame tanzim edilmeden kamu davasına devam edilmesi, Bozmayı gerektirmiş…”

Gelişen komplikasyonlar nedeniyle ölüm, Haksız tahrik uygulaması,

Gelişen komplikasyonlar nedeniyle ölüm,
Haksız tahrik uygulaması,
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık N.'in maktul H.'in gece bekçiliği yaptığı inşaatta işçi olarak çalıştığı, olay günü sanık N. ile maktul H. arasında inşaat malzemesi olan keserin maktul H. tarafından amacı dışında kullanılması nedeniyle tartışma çıktığı, çıkan tartışmada sanığın maktulün kasıklarına tekme ile vurması nedeniyle ince bağırsak perforasyonu ve gelişen koplikosyonlar sonucu maktulün öldüğü olayda;
1)Sanık hakkında maktule yönelik 5237 sayılı TCK'nun 86/1. maddesi kapsamındaki eylemi nedeniyle, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan hükümde, temel cezanın aynı Kanunun 87/4. maddesinin 1. cümlesi uyarınca  belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nun 87/4. maddesinin 1. cümlesi ile yapılan uygulamadan hemen önce aynı kanunun 86/1. ve 87/1-d maddeleri ile de uygulama yapılması suretiyle hükmün karıştırılması,

2)Sanık ile maktul arasında yaşanan tartışmada sanığın, maktul tarafından kendisine yönelik bir takım haksız tahrik oluşturan söz ve davranışlarda bulunulduğuna yönelik savunması ve maktulün "sanığın üzerine gittiğine" yönelik 04.03.2009 tarihli beyanı karşısında; sanık hakkında TCK'nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 1.CD. 16/1/2017 gün, 2015/3830 Esas, 2017/6 Karar,

Yara sayısı ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek ceza tayin edilmesi gerekir.

    ***Yara sayısı ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek ceza tayin edilmesi gerekir.

Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın maktulü kafatasında parçalı-çökme kırığı, subdural kanama, travmatik subaraknoidal kanama ve beyin ödemi oluşacak şekilde yaraladığı ve ölümüne sebep olduğu anlaşılan olayda, yara sayısı ile meydana gelen zararın ağırlığı, TCK.nun 61. maddesindeki ölçütler gözetilerek 12 yıldan 16 yıla kadar ceza öngören TCK. nun 87/4. maddesinin uygulanması sırasında  üst sınıra yakın şekilde ceza tayini yerine, yanılgılı değerlendirme ile 13 yıl belirlemek suretiyle eksik ceza tayini, 1.CD. 28/12/2016 g2016ün, 2016/3481 Esas, /4448 Karar, 

***Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama söz konusu olduğu takdirde sanık hakkında TCK m. 87/4 fıkrası uygulanamaz.

***Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama söz konusu olduğu takdirde sanık hakkında TCK m. 87/4 fıkrası uygulanamaz.
CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca inceleme yapan Dairemizce 24/04/2013 gün ve 2013/11514-2013/10895 sayıyla, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 01/03/2016 gün, 2013/12-495,  2016/97 sayılı Kararı ile sanığın kasten yaralama eyleminin TCK'nun 86/2. maddesi kapsamında kaldığından TCK'nun 87/4. maddesi uyarınca uygulama yapılmasında kanunen  imkan bulunmadığı, bu nedenle, yerel mahkeme hükmünün, sanığın eyleminin silahla kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğundan bahisle bozulmasına karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilerek Dairemizin 19/12/2012 günlü bozma kararı kaldırılarak dosya dairemize tevdi edilmekle;

Dairemizce Ceza Genel Kurulunun kararı doğrultusunda sanığın eyleminin TCK'nın 87/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmayacağı, 12.CD. 28/11/2016 gün, 2016/8219 Esas, 2016/13042 Karar,